Avrupa Birliği liderleri, yarın başlayacak olan zirveye hazırlanırken bölgedeki borç problemlerini düzeltilmesini çok daha zorlaştıracak bir sorunla karşı karşıya: Avrupalılar, AB'ye ve bölgenin sağladığı yararlara olan inançlarına yitiriyor.

Kamuoyu yoklamalarında görülüyor ki Avrupa'nın büyük bölümünde uzun süredir devam eden ekonomik sorunlar, AB kurumlarına karşı olumsuz duygular oluşmasına neden oluyor ve bu eğilim, ekonomik sorunların çözülmesini daha da zorlaştırıyor.

Belgrad'da yapılmış AB karşıtı bir graffiti. Agence France-Presse/Getty Images

AB yetkilileri ile birçok analiste göre çözüm, siyasi gücün Brüksel'de toplanması. Ancak Avrupalılar bu fikre giderek daha da uzaklaşıyorlar.

Fransa ve Almanya geri adım attı

Fransa'da üst düzey yetkililer, Avrupa Komisyonu'nun ülkelerin ekonomilerini nasıl idare etmeleri konusunda yol göstermesine şiddetle karşı çıkarken Eylül ayında seçime gidecek olan Almanya'da Başbakan Angela Merkel, Avrupa'da entegrasyonun artırılmasına yönelik ısrarından vazgeçti.

Geçmişten bu yana AB yanlısı bir tutum benimseyen Hollanda dahi Avrupa'da entegrasyonun artırılmasına olan ilgisini kaybetmeye başladı. Ülkedeki koalisyon hükümeti geçtiğimiz hafta "birliğin hiç olmadığı kadar entegre bir hale getirilmesi" fikrinden vazgeçilmesi gerektiğini açıkladı.

Üyeler, birlikten ayrılmak istemiyor

Şu an euro kullanan ülkelerde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre söz konusu ülkelerin hiç biri birlikten ayrılmak istemiyor. AB'den çıkılması fikri, yalnızca İngiltere'de hem siyaset alanında hem de toplumda önemli ölçüde destekleniyor. Ancak kıta genelinde AB kurumlarının güçlendirilmesine verilen destek giderek azalıyor.

"AB'nin karşı karşıya olduğu en büyük problem meşruiyet krizi" diyen Avrupa Reform Merkezi direktörü Charles Grant, euronun ekonomi politika kararlarının merkezi bir şekilde alınmasına ihtiyaç duyduğunu ancak bunun için gereken desteğin oluşmadığını söyledi.

AB yetkililerinin, yarın ve Cuma günü yapılacak zirvede genç işsizlik ile nasıl mücadele edileceğinin yanı sıra Euro Bölgesi'nin yönetim ve bankacılık sisteminin nasıl güçlendirilebileceği konularında bir plan oluşturulmasını tartışmaları bekleniyor. Ancak birçok gözlemci konuların hiçbirinde önemli bir ilerleme kaydedilebileceği görüşünde değil.

Avrupa finans piyasalarına artık görece sakin bir havanın hakim olması nedeniyle "bankacılık birliğinin" oluşturulması konusunda gösterilen aceleden bir miktar vazgeçilmiş durumda.

Şu an için piyasalara hakim olan fikir: ortak finansal gücün sorunlu bankaların yeniden sermayelendirilmesi için kullanılması. Böylece bankacılık krizinin, borçlu ülkelerin finans sistemini yıpratmasının önüne geçilmek isteniyor.

"Brüksel, günah keçisi olamaz"

Fransa Sanayi Bakanı Arnaud Montebourg, AB'yi demokratik olarak seçilmiş hükümetlere ciddi şekilde baskı yapmakla suçladı. Barroso ise bu suçlamaya cevap olarak politikacıların Brüksel'i "günah keçisi" olarak göstermemeleri gerektiğini söyledi.

AB ekonomisi, ABD'nin gerisinde kaldı

AB'nin, borç krizine karşı attığı adımların zararlı olduğuna inanan Avrupalıların sayısı giderek artıyor. Birçok ekonomist, AB'nin yatırımcı güvenini artırmayı amaçlayan kemer sıkma stratejilerinin, Avrupa'nın ekonomik toparlanmasına zarar verdiğini söylüyor. Euro Bölgesi ekonomisi, hem büyüme hem de istihdam alanlarında son derece cansız bir şekilde toparlanan ABD ekonomisinin dahi gerisinde kaldı.

Paris'teki Stratejik Araştırma Vakfı özel danışmanı François Heisbourg, "Birçok insan, dünyanın resesyondan çıkmayı başaramayan tek bölgesi olduğumuzun farkında. Aslında euroyu savunmak için benimsenen politikalar resesyon üretiyor olabilir" dedi.

"Euro projesi itibarını kaybetti"

Pew Araştırma Merkezi'nin geçtiğimiz ay düzenlediği bir ankete göre kıtanın entegrasyonundan ekonomilerin yarar sağlamadığına inanan Avrupalıların sayısı hiç olmadığı kadar yüksek. Ankete katılan Fransızların yüzde 60'ı, İtalyanların yüzde 75'i, İspanyolların yüzde 60'ı, Almanların ise yüzde 43'ü entegrasyonun ülkelerinin ekonomilerini zayıflattığını söyledi. Pew anket sonucunu, "Avrupa projesi, kıtanın büyük bölümünde itibarını kaybetti" şeklinde açıkladı.

Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi direkörü Daniel Gros'un da dahil olduğu birçok ekonomist, Avrupa'nın işsizlik sorununun çözülebilmesi için bölge genelinde uygulanan ekonomi politikalarının büyük oranda değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.

editorturkiye@wsj.com